ISSN 1300-7157 Anasayfa | İletişim      

Cilt : 23      Sayı : 3       Yıl: 2017

Epilepsi: 23 (3)
Cilt: 23  Sayı: 3 - 2017
Özetleri Gizle | << Geri
EDITÖRDEN
1.
Editörden
Editorial
Seher Naz Yeni
Sayfa V (35 kere görüntülendi)

DERLEME
2.
Epilepsi ve Askerlik
Epilepsy and Military Service
Güray Koç, Semai Bek, Zeki Gökçil
doi: 10.14744/epilepsi.2017.61687  Sayfalar 91 - 96 (107 kere görüntülendi)
Yapılan çalışmalarda Türkiye’de epilepsi prevalansı 7-12.2/1000 olarak bulunmuştur. Ortalama prevalans 10/1000 olarak kabul edilirse 2016 yılı nüfus verilerine göre, askerlik çağında bulunan erkeklerin yaklaşık 134.000’i epilepsi hastasıdır. Erkekler için ülkemizde zorunlu olan askerlik hizmeti için epileptik hastalar hakkında Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği Sağlık Yeteneği Yönetmeliği (SYY)’ne göre karar verilmektedir. Askerliğe elverişli olanlar; sağlık yetenekleri bakımından hiçbir hastalık ve arızası bulunmayanlar ile hastalık ve arızaları, hastalık ve arızalar listesinin “A” dilimine girenlerdir. Askerliğe elverişli olmayanlar ise hastalık ve arızaları, hastalık ve arızalar listesinin “B ve D” dilimlerine girenlerdir. Epilepsiler, SYY’nin 12. maddesi ile değerlendirilir. Ağustos 2016 tarihinden itibaren asker hastaneleri, sağlık bakanlığına devredilmiş ve epileptik hastalar ve diğer hastalar hakkında “Askerliğe Elverişli Olup Olmadıklarına” dair karar verme yetki ve sorumluluğu Sağlık Bakanlığına bağlı yetkili hastanelere verilmiştir. Bu gözden geçirme yazısında meslektaşlarımıza örnek raporlar ile rehberlik etmeyi amaçladık.
The prevalence of epilepsy in Turkey was found to be 7 to 12.2 in 1000. If a mean prevalence of 10/1000 is accepted, according to the 2016 Turkish population census, there are about 134,000 epilepsy patients among men of military service age. Suitability for military service of epilepsy patients who are obliged to serve is determined by the Turkish Armed Forces, the Turkish Gendarmerie, and the Turkish Coast Guard Command Health Capability Ordinance (HCO). Men without disease or sequelae; or with disease or sequelae included in the “A” category of a list of diseases and sequelae are considered “fit for service.” Men with diseases or sequelae in the “B” and “D” categories are deemed “not fit for service.” Epilepsy disorders are reviewed in the 12th article of the HCO. In August 2016, military hospitals were assigned to the Ministry of Health. The authorization and responsibility to determine whether or not epilepsy patients and those with other disorders are fit for service now belongs to authorized hospitals affiliated with the Ministry of Health. The aim of this review was to offer some example templates as guidance to our colleagues performing this task.

ARAŞTIRMA
3.
Epilepsili Çocuklarda ‘Impact of Childhood Neurological Disability Scale’ Skalasının Türkçe Versiyonunun Geçerlilik ve Güvenirliliği
Reliability and Validity of the Turkish Version of the Impact of Childhood Neurological Disability Scale in Children with Epilepsy
Müberra Tanrıverdi, Fatma Karantay Mutluay
doi: 10.14744/epilepsi.2017.81894  Sayfalar 97 - 102
GİRİŞ ve AMAÇ: “Çocukluk Çağı Nörolojik Bozukluk Etki Ölçeği (ÇNBÖ)” 44 maddelik 1999’da Carol Camfield tarafından geliştirilmiştir. Değerlendirmenin skorlanması genel sağlık, ilişkiler, sosyal yaşam, okul-akademik başarı, çocuğun benlik saygısı, çocuğun kendi için umutları ve aile aktiviteleri başlıklarını içerir. Ölçeğin sonunda yaşam kalitesini sözel olarak sorgulayan 1 (çok kötü) – 6 (mükemmel) şeklinde skorlanan bir visüel analog skala yer alır. Bu çalışmada amacımız, ÇNB֒nin Türkçe validasyonunu araştırarak, ülkemizdeki epilepsili çocuklarda güvenirliliğini belirlemektir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Skalanın uygun validasyon adımlarını takip ederek Türkçe validasyonu yapıldı. Hastaların demografik bilgileri kaydedildi. İç yapı tutarlılığı ve test-tekrar test güvenirliliği hesaplandı. Cronbach alfa katsayıları, her maddenin tüm alt ölçekleri için ayrı ayrı ve ölçek ve madde-toplam korelasyon hesaplandı. test- tekrar test güvenilirliği için, skala başlangıç ve 2 hafta sonra aynı fizyoterapist tarafından tekrar uygulandı. Test tekrar test güvenirliği, 'geçerlik geçerliliği' için Pearson korelasyon testi kullanılarak istatistiksel olarak değerlendirildi.
BULGULAR: Yirmi sekiz kız (%35), 52 erkek (%65) 80 hasta dahil edildi. Ortalama yaşları 6.94±1.453 yıl, doğum ağırlıkları 3049.42±520.309 gr idi. % 95 güven aralığı değerlendirmesinde Cronbach alfa 0.973-0.989 arasında; Intraclass Correlation Coefficiancy (ICC) ise 0.983 (r = 0.966; p = 0.000) bulundu.
TARTIŞMA ve SONUÇ: ICNDS, Türkiye'de epilepsili çocuklarda fonksiyonların değerlendirilmesi için geçerli ve güvenilir bir ölçümdür.
INTRODUCTION: "Impact of Childhood Neurological Disability Scale (ICNDS)" was developed in 1999 by Carol Camfield. The assessment scored with the overall health, family, social environment, activity number of schools and the academic status of self-care situation, the question of family activities. At the end of assessment there is a visual scale for measure the quality of life ask the verbal score between 1 (very poor) -6 (excellent). Our aim in this study, ICNDS scale by translate the Turkish ensure the validity and reliability of our language, is used to make clinical trial in patients with epilepsy.
METHODS: The scale was translated into Turkish by following the appropriate translation steps. The demographic datas of patients were recorded. Internal structure consistency and test-retest reliability for reliability analysis were measured. Cronbach's alpha coefficients for all subscales, scale and item-total correlations were calculated. Test-retest reliability was assessed statistically using Pearson correlation test for validitywas investigated.
RESULTS: Twenty-eight girls(35%), 52 boys(65%) were included. Mean age was 6.94±1.453 year, mean birth weight was 3049.42±520.309 gr. In the 95% confidence 0.973-0.989 found that Cronbach's alpha; Intraclass Correlation Coefficient (ICC) 0.983 (r=0.966; p=0.000), respectively.
DISCUSSION AND CONCLUSION: The ICNDS is a valid and reliable measurement for assessing functions in children with epilepsy in Turkey.

4.
Fokal Başlangıçlı Epilepside Lakozamidin Ek Tedavideki Yeri
The Role of Add-On Lacosamide Therapy in the Treatment of Focal Onset Epilepsy
Güray Koç, Semai Bek, Ömer Karadaş, Erdal Eroğlu, Zeki Gökçil
doi: 10.14744/epilepsi.2017.07078  Sayfalar 103 - 108 (65 kere görüntülendi)
GİRİŞ ve AMAÇ: İki veya daha fazla antiepileptik ilaç (AEİ) kullanan ve nöbetleri durmayan fokal başlangıçlı epilepsi hastalarında lakozamidin 200-300-400 mg/gün dozlarda ek tedavi olarak kullanılmasının etkinliği ve güvenilirliğini retrospektif olarak incelenmesi amaçlandı.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Nöbetleri durmayan ve ek tedavi olarak en az altı ay boyunca lakozamid kullanan fokal başlangıçlı nöbetleri olan hastaların medikal kayıtları retrospektif olarak incelendi. Demografik veriler, lakozamid dozu, birlikte kullandığı AEİ tedavisi ve birinci ve altıncı aylardaki nöbet aktivitesi incelendi.
BULGULAR: Toplam 83 hasta değerlendirildi. Nöbet sıklığındaki ortalama azalma birinci ayda %38.88, altıncı ayda %33.22 ve tedaviye % 50 yanıt oranı birinci ayda %53, altıncı ayda % 47 olarak bulundu. Lakozamid ile birlikte kullanılan ve sodyum kanalı üzerinden etki eden AEİ oranı % 97.6 olarak bulundu. Doza bağımlı yan etkiler sersemlik, bulantı, diplopi, gastrointestinal yan etkiler, baş ağrısı, kaşıntı ve görme bulanıklığı olarak bulundu. İlaç yan etkisi tespit edilen hastaların hepsinin lakozamid ile birlikte sodyum kanalı üzerinden etki eden AEİ kullandığı tespit edildi.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Kontrol altına alınamayan fokal başlangıçlı nöbetleri olan hastalarda ek lakozamid tedavisi nöbet sıklığını azaltmaktadır.
INTRODUCTION: To evaluate the efficacy and safety of lacosamide (200-300-400 mg/day) as adjunctive treatment in patients with uncontrolled focal-onset seizures taking two or more antiepileptic drugs (AED) retrospectively.
METHODS: We performed a retrospective medical record review of patients with uncontrolled focal epilepsy who received lacosamide as add-on therapy for at least six months. Data included demographics, lacosamide dosing, concomitant AED therapy and seizure activity in first and sixth months.
RESULTS: A total of 83 patients were evaluated. Mean percent reductions in seizure frequency per month were 38.98% in first month and 33.22% in sixth month as well as 50% responder rate were 53% in first month and 47% in sixth month. The percentage of AED which has an effect on sodium channel and concomitantly administered with lacosamide was found 97.6%. Dose-related adverse events included dizziness, nausea, diplopia, gastroenterological side effects,headache, itchy skin and blurred vision. It was determined that all patients with drug side effect used AED which has an effect on sodium channel and concomitantly administered with lacosamide.
DISCUSSION AND CONCLUSION: Adjunctive treatment with lacosamide reduced seizure frequency for patients with uncontrolled focal-onset seizures.

5.
Türkiye’de Video-EEG Monitorizasyonu ve Epilepsi Cerrahisi Uygulayan Merkezlerin Ayrıntılı İncelemesi
A Detailed Evaluation of Centers that Use Video-Electroencephalogram Monitorization and Epilepsy Surgery in Turkey
Yasemin Biçer Gömceli, Neşe Dericioğlu, Naz Yeni, Candan Gürses
doi: 10.14744/epilepsi.2017.32154  Sayfalar 109 - 117 (61 kere görüntülendi)
GİRİŞ ve AMAÇ: Türk Epilepsi ile Savaş Derneği Epilepsi Cerrahi Komisyonu tarafından epilepsi hastalarının kapsamlı değerlendirilmesini sağlayan Video-EEG monitorizasyon (VEM) merkezlerinin ve epilepsi cerrahisinin mevcut altyapısı-hizmet potansiyelini belirlemek, standardizasyonu hususunda çalışmaların başlatılmasını gündeme taşımak, veriler doğrultusunda farkındalık yaratarak bu konuda gerekli önlemlerin alınmasını resmi kurumlara net verilerle sunabilmek amacı ile veri toplama çalışması yapılmıştır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: VEM ve cerrahi detayları içeren 2 ayrı veri toplama formu düzenlendi. Formlar Türk Epilepsi ile Savaş Derneği tarafından e-posta yoluyla tüm üniversite hastaneleri, eğitim araştırma hastaneleri ve özel merkezlerdeki erişkin nöroloji uzmanlarına ulaştırıldı. Gönüllülük esasına dayanan bu anket çalışmasında merkezler e-posta yoluyla geribildirimde bulunarak çalışmaya dahil oldu. Veriler Haziran-Kasım 2015 tarihleri arasında toplanarak incelendi.
BULGULAR: Çalışmaya 32 VEM merkezi (28 merkez halen aktif) ve 14 epilepsi cerrahisi merkezi (12 merkez halen aktif) verilerini göndererek dahil oldu. Toplamda ülkemizde bugüne kadar 20.000 hastaya VEM uygulandığı görüldü. Toplamda 1833 hastaya rezektif cerrahi (1606 skalp inceleme, 227 invazif inceleme sonrası) uygulanırken 321 hastaya vagal sinir stimülatörü takılmıştı.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Ülkemiz gerçeğini büyük ölçüde ortaya koyan bu çalışma, epilepsi cerrahisi için hedef kitlenin en iyimser rakamlarla sadece %5’ine ulaşılabildiğini göstermiştir. Dirençli epilepsi hastalarının belirlenmesi, uygun merkezlere refere edilmesi ve uygun tedavilere ulaşabilmeleri için farkındalığın artırılması, uygun sağlık politikaları ile epilepsi merkezlerinin çalışma koşullarının desteklenmesi gerekmektedir.


INTRODUCTION: The aim of this study is data collection through “The Epilepsy Surgery Commission of The Turkish Epilepsy Society” to provide comprehensive assessment of epilepsy patients and identify the existing infrastructure-service potential of video-EEG monitoring (VEM) centers and epilepsy surgery, to initiate the standardization activities, to create awareness in the direction of the data and by the way to ensure the necessary precautions are taken by health authorities,
METHODS: Two separate data collection forms were prepared, including VEM and surgical details. Forms were sent to all University hospitals, Educational Research hospitals, and adult neurology specialists in private centers via e-mail by the Turkish Epilepsy Society. In this volunteer-based questionnaire, centers were included in the study by e-mail feedback. Data from June to November 2015 were included in the study.
RESULTS: The study included 32 VEM centers (28 centers still active) and 14 epilepsy surgery centers (12 centers still active). In total, 20,000 patients in our country have been subjected to VEM so far. Also 1833 patients underwent resective surgery (1606 scalp examination, 227 invasive examination) and 321 patients had vagal nerve stimulator.
DISCUSSION AND CONCLUSION: This study, which reveals the fact of our country, shows that only 5% of the target audience can be reached for epilepsy surgery, with the most optimistically. Raising awareness is necessary to identify patients with resistant epilepsy, referral to appropriate centers and access to appropriate treatment, appropriate health care policies and working conditions for epilepsy centers should be supported.

6.
Uzun Süreli Video-EEG Monitörizasyon Sonuçları
Outcome of Long-Term Video-EEG Monitoring
Demet Arslan
doi: 10.14744/epilepsi.2017.18189  Sayfalar 118 - 122 (52 kere görüntülendi)
GİRİŞ ve AMAÇ: Uzun süreli video-EEG monitörizasyonu (VEM); epilepsi nöbetlerini sınıflamak, non-epileptik nöbetleri ayırt etmek ve nöbet başlangıç alanını saptamak gibi çok çeşitli durumlarda kullanılan faydalı bir tanı yöntemidir. Bu çalışmada epilepsi tanı ve ayırıcı tanısında VEM uygulamasının önemini vurgulamayı amaçladık.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Dicle Üniversitesi Nöroloji Kliniği Video EEG Ünitesi’nde 2012-2016 yılları arasında yatmış olan hastaların VEM raporları retrospektif olarak incelendi. En az 24 saatlik kayıtlar dikkate alınarak toplam 245 hasta çalışmaya dahil edildi.
BULGULAR: Ortalama kayıt süresi 3.3±1.3 gün idi. Doksan iki hastada (%37.5) klinik olarak nöbet gözlendi. Bunların 52’si (%21.2) epileptik, 40’ı (%16.3) non-epileptik nöbetler olarak değerlendirildi. Psikojen non-epileptik nöbet (PNEN) oranı %14 (36 hasta) olarak saptandı. İlk nöbetin kaydedilme zamanı ortalama olarak 1.6 gün idi. Otuz üç hastada (%13.4) interiktal EEG’de anormallik saptandı. Ortalama hastalık süresi 7.3 yıl idi.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Epilepsi hastalarının tanısında anamnez, muayene, rutin EEG ile sınırlı kalındığında yanılma ihtimalinin olabileceğini, tedaviye dirençli olgularda PNEN ayırıcı tanısı için, nöbet tipi ve epileptik sendromun kesin tanısı için VEM yapılmasının önemli olduğunu düşünmekteyiz.
INTRODUCTION: Long-term video-EEG monitorization (VEM) is a diagnostic system used for many aims such as to categorize the epileptic seizures, to exclude the non-epileptic seizures, and to find the seizure onset zone. In this study, we aimed to emphasize the importance of VEM application in diagnosis and differential diagnosis of epilepsy.
METHODS: Data of the 245 patients that were hospitalized in video-EEG unit of Dicle University Neurology Department between 2012 and 2016 was retrospectively evaluated. The patients’ records had at least 24-hour duration.
RESULTS: Mean record duration was 3.3±1.3 days. Seizures that have clinically observed were detected in 37.5% (n=92) of the patients. Among them, 21.2% (n=52) of all was evaluated as epileptic seizures, 16.3% (n=40) were defined as non-epileptic seizures. The proportion of the psychogenic non-epileptic seizures (PNES) was 14% (n=36). The mean of the first seizure record time was 1.6 days. Interictal EEG abnormalities was determined in 13.4% (n=33) of the patients. The mean disorder duration was found as 7.3 years.
DISCUSSION AND CONCLUSION: Having history, physical examination and routine EEG procedure are misleading factors for diagnosing the epilepsy, VEM is crucial technique to differentiate diagnoses in patients with intractable epilepsy, to exact diagnose of seizure type and epileptic syndromes.



OLGU SUNUMU
7.
Peri-iktal Su İçme ve Temporal Lob Epilepsisi: Olgu Sunumu
Peri-ictal Water Drinking and Temporal Lobe Epilepsy: A Case Report
Gülser Karadaban Emir, Yasemin Ünal, Gülnihal Kutlu
doi: 10.14744/epilepsi.2017.85619  Sayfalar 123 - 126 (49 kere görüntülendi)
Peri-iktal su içme nöbet sırasında veya iki dakika içinde ortaya çıkan bir hareket olarak tanımlanır. Çocukluk çağı veya erişkin yaştaki epilepsilerde görülebilir. Erişkinlerde genellikle temporal lob epilepsilerinde görülür. Peri-iktal su içme nadir görülen bir peri-iktal vejetatif semptomdur ve non-dominant hemisfer için lateralizan belirtisi olması açısından klinik öneme sahiptir.
Peri-ictal water drinking has been defined as the action of drinking during or within 2 minutes of a seizure. It can be seen in childhood or adulthood epilepsy. It is usually seen in adults with temporal lobe epilepsy. Peri-ictal water drinking, while a rare vegetative symptom, appears to have the clinical significance of lateralizing seizure onset to the non-dominant hemisphere.

8.
Doğuştan Arteria Serebri Media Enfarktı Olan Epileptik Hastada Nöbetlerin Fonksiyonel Hemisferotomi Sonrası Geç Dönem Remisyonu
Late Remission of Seizures After Functional Hemispherotomy in a Child With Congenital Middle Cerebral Artery Infarct
Uğur Işık, Bahattin Tanrıkulu, M. Memet Özek
doi: 10.14744/epilepsi.2016.48343  Sayfalar 127 - 130 (428 kere görüntülendi)
Hemisferotomi Rasmussen ensefaliti, doğuştan inme ve hemimegalensefali gibi hemisferik sendromlarda oldukça yararlı bir yöntemdir. Bu hastalıklar kaynaklı nöbetler genellikle hemisferotomi sonrası hemen dururlar. Bu yazıda, doğuştan arteria serebri media enfarktı kaynaklı nöbetleri olan, hemisferotomi operasyonu yapılan ve nöbetleri ameliyat sonrası 2.5 yıl sonra duran bir olgu sunuldu. Hastanın ameliyat sonrası elektroensefalografisi (EEG) kontralateral düzensizlikler içermekteydi. Nöbetlerin durması sonrası yapılan EEG’de kontralateral düzensizliklerin kaybolduğu görüldü. Bu olguda enfarkt sekelli hemisferin sağlıklı hemisferden ayrılmasının, sağlıklı hemisferin epileptojenik potansiyelini sekonder epileptogenesisi engelleyerek durdurduğu düşünülebilir.
Hemispherotomy can be a useful procedure in hemispheric syndromes, such as Rasmussen’s encephalitis, congenital stroke, or hemimegalencephaly. The seizures associated with these syndromes usually remit immediately after hemispherotomy. Presently described is a patient who had a functional hemispherotomy for a congenital middle cerebral artery stroke and whose seizures remitted 2½ years after the operation. His postoperative electroencephalogram showed contralateral abnormalities. However, these disappeared with the remission of seizures. One may argue that the disconnection of the abnormal hemisphere could result in the cessation of the epileptogenic potential of the healthy hemisphere by terminating secondary epileptogenesis.

9.
İki Dyke-Davidoff Masson Sendromu Olgusu
Two Cases of Dyke-Davidoff Masson Syndrome
Sabiha Tezcan, Çağrı Ulukan, Seyda Erdoğan, Elif Peker, Nursel Aydın
doi: 10.14744/epilepsi.2017.03016  Sayfalar 131 - 134
Dyke-Davidoff Masson Sendromu (DDMS) nöbetler, fasiyal asimetri ve kontralateral hemiparezi ye da hemipleji ile karakterize nadir görülen bir sendromdur. DDMS ilk defa 1933 yılında, serebral hemiatrofi ile birlikte ipsilateral kemik ve sinüs hipertrofisi gibi karakteristik radyolojik bulgularla tanımlanmıştır.
DDMS tanısının yetişkinlikte koyulması oldukça nadirdir. Biz burada manyetik rezonans görüntüleme ile yetişkinlikte tanısı koyulan iki DDMS olgusunu tanımladık.
Dyke-Davidoff Masson Syndrome (DDMS) is a rare syndrome characterized by seizures, facial asymmetry and contralateral hemiplegia or hemiparesis. DDMS was first described in 1933 with the characteristic radiologic features stated as cerebral hemiatrophy with ipsilateral hypertrophy of the skull and sinuses1.
Diagnosis of DDMS is very rare in adulthood 2-4. Here, we describe two cases of DDMS who was diagnosed based on magnetic resonance imaging (MRI) of brain in adulthood.

EDITÖRE MEKTUP
10.
Uyku Apne Sendromu Epilepsi İlişkisi
The Relationship Between Sleep Apnea Syndrome and Epilepsy
Ahmet Cemal Pazarlı, Handan Inönü Köseoğlu, Faik Ilik
doi: 10.14744/epilepsi.2017.47450  Sayfalar 135 - 136
Makale Özeti | İngilizce Tam Metin



Hızlı Arama





 

Copyright © 2017 Bu sitenin tüm hakları Türk Epilepsi İle Savaş Derneğine aittir.
 
LookUs & Online Makale